Mobilya Seçiminin Altın Kuralları

İyi Fikir

Mobilyaların rengi, formu, kumaşının deseni, bir yaşam alanının tarzını belirler. bu yüzden seçimi çok önemlidir; dekorasyon adına her şeyin başlangıcıdır. Ve tabii her şey görüntü değildir. Mobilya seçerken en önemli şey konfordur ve rahatlık ön planda tutulmalıdır.

Bir dekorasyon tarzını benimsememiş, henüz nasıl bir mobilya istediğine karar veremeyenler için en iyi yöntem yalın çizgiler taşıyan parçaları seçmektir. Bu tür mobilyaların modası geçmeyeceği için, sonraki zaman diliminde bir dekorasyon tarzının unsurlarını adapte etmek kolay olacaktır.

mobilya-secimi-sehpa-oturma-odasi-2

Mobilyaların klasik ya da modern olması ayrıntılarda saklıdır. Örneğin tamamı kumaş kaplı koltuk ve kanepeler kır, sahil, bağ evi gibi sıcak dekorasyon tarzlarına, L koltuklar modern tarzlara yakışır. Metal aksamlar modern mobilyaların, oymalar klasik mobilyaların ayrıntılarıdır.

Artık üçlü kanepe, ikili kanepe ve iki tekli koltuktan oluşan “takım”ların modası geçti. Çok rahat ve büyük bir kanepeyi oturma odanızın odak noktası olarak düşünebilirsiniz. Böyle bir düzenlemede, mobilya seçimi bütünlüğü sağlamak için ya birbirine çok benzeyen ya da hiç benzemeyen parçalardan yapılmalıdır. Yani, ya birbirine uygun kumaşlarla döşenmiş koltuk ve kanepeler bir bütün oluşturmalı ya da birbirinin tamamen zıttı renk ve desenler her parçanın diğerlerinden ayrı olduğunu vurgulamalı. Bu iki farklı yaklaşım farklı iki tarzın göstergesidir.

Mobilyalar mekanların büyüklüğüne ve ışık özelliklerine göre seçilmelidir. Büyük salonlarda hem görüntü hem de konforu tamamlayan mobilya L bir kanepe olabilir. Küçük metrekarelerde boğucu ortamlar yarattığı için, L koltuklar en çok da geniş odalar için uygundur. Küçük metrekareli salonlarda çok parçalı ve büyük olmayan mobilyalarla açık renkler tercih edilmelidir.

Mobilyaların hiçbiri ilk gün seçildiği için kalmayacağı için, kaplandıkları kumaşları seçerken yıkanabilir, leke tutmayan ve teknoloji sayesinde kolay temizlenebilen türlerini seçmek akıllıca olur.

Yaşam alanlarının ışık özellikleri de mobilya seçiminde çok önemlidir. Az ışık alan bir oda için koyu renkli mobilyaların, koyu renkli kumaş desenlerinin seçilmesi enerjisi düşük, baskılı bir atmosfer yaratır. Mümkünse mobilyaların aydınlatılması da havayı tamamen değiştirir. Mobilya aydınlatmaları, dolap altlarına, dolapların yerle birleştiği bölümlere, yatak odasında yatak başlarına, mutfakta çekmecelerin ve dolapların içlerine, tezgah üzerlerine uygulanabilir.

Mobilya seçimi, yaşam alanlarında ne tür bir yaşam sürüldüğüyle çok ilişkilidir. Akşamları ve hafta sonları ailece çok fazla televizyon izlenen evlerde mobilyalar ona göre düzenlenerek yerleştirilmelidir. Bu durumda büyük ekran bir televizyon oturma odasının baş aktörü konumunda olacaktır. Oturma alanı, yani kanepe ve koltuklar, televizyonun etrafına, onu görecek ve rahat oturulucak şekilde konumlandırılmalıdır.

Bir evin her odasına farklı bir dekorasyon tarzı uygulanabilir. Ve her odanın mobilya tarzı bu sebeple birbirinden çok farklı olabilir. Odalar arası farklılıklar olabileceği gibi, büyük bir oturma odası ya da diğer adıyla salonda, farklı mobilya grupları oluşturulabilir. Hatta böyle büyük salonlar kanepe ya da paravan yardımıyla bölünebilir. Bakış açısını masaya indirgersek, birbirine hiç benzemeyen sandalyeler büyük bir masa etrafında bile toplanabilir.

mobilya-secimi-sehpa-oturma-odasi-3

Mobilyalar hangi tarzda ve ne miktarda olursa olsun, oturma odasının metrekaresine uygun sayıda ve büyüklükte seçilmelidir. En ideal döşeme tarzı mobilyalar arasında hareket edilebilecek alanlar bırakılmasıdır. Çok büyük salonlarda bile bazen orta sehpalar hareketi engellediği için çok görünebilir. Buna benzer durumlarda yan sehpalar her zaman büyük kurtarıcıdır; zaten eşyaların yerleştirildiği duvar önlerinde kendilerine küçük bir alan bulur, başka bir yer işgal etmemekle kalmazlar, kullanımda büyük kolaylık sağlarlar.

Yan sehpalar gibi, hayatı kolaylaştıran mobilyaları, işlevlerinden gerçekten faydalanacak şekilde yerleştirmek çok önemlidir. Önüne kanepe yerleştirilmiş bir büfenin içinden, öne çekmeden herhangi bir şey alınamaz. Ya da kütüphanenin önünde mesafe bırakılmamışsa yanı zorluk kitap ve benzeri şeyleri alırken yaşanır. Eşyalar arasında mesafe kalması gerekir. Bir oturma odasının işlevselliğinde en önemli kural budur.