Huzursuz, Vahşi, Kaotik: Punk Shuı

Trendler

Yazı: Meltem Sancak Kalpakçı

Evde mutlu, huzurlu bir gün… Güneş, aydınlık ve kusursuz dekore edilmiş salonunuzun tün ayrıntılarını daha da belirginleştiriyor. Yıllarca dergilerden okuduğumuz kurallar, televizyon programlarında gördüğünüz örneklerle tasarladığınız yuvanızda keyif yapmak için ideal bir zaman. Ancak, bu düzende sizi rahatsız eden bir şeyler var. Kaos özlemi duyuyorsunuz, biraz anarşi belki, kalıpları kırma ve herkesçe kabul edilen felsefeleri elinin tersiyle itme ihtiyacı.

İşte bu noktada eyleme geçiyorsunuz. Yeni kaplattığınız kanepelerinizi bir testere yardımıyla ikiye bölüyorsunuz, taksitlerini henüz bitirdiğiniz televizyonunuza bir sandalye fırlatıp ekranı patlatıyorsunuz, matkabı elinize geçirdiğiniz gibi rastgele delikler açıyorsunuz duvarlara… Hayır cinnet getirmediniz. Aksine, Feng Shui’ye meydan okuyan yeni dekorasyon trendi Punk Shui ile “hayatı olduğu gibi kucaklamayı” öğrendiniz. Tebrikler!

Radikal bir ev dekorasyon tarzı olan bu yeni trendin isim babası New York’lu tasarımcı/sanatçı Josh Amatore Hughes, New York’ta Çin Mahallesi’ndeki evinde kusursuz bir ‘Punk Shui’ trendi yakalamış. Ardından, bu ‘hayranlık uyandırıcı’ bulunan evini ziyaret edenlerden iş teklifleri almaya başlamış. Evlere huzur düzen, pozitif enerji gibi kavramlar getirmeye çalışan Feng Shui’nin bir ‘antitezi ‘niteliğindeki bu dekorasyon anlayışı, kulaktan kulağa yayılıp New York camiasında ses getirince, genç tasarımcı hemen bir şirket kurmuş: Punk Shui Desing. Ardından da, trendin manifestosunu yayımlamış: N’Punk Shui: Anarşistler için ev dizaynı. Kitaptaki motto şu: Yıkmadan inşa edemeyiz. Huzurlu, düzenli evlerde yaşaymayı yapay bir hayat tarzı olarak tanımlayan tasarımcı, sokağa adım atar atmaz koosun içine daldığımızı söylüyor. ‘O halde neden hayatı olduğu gibi kabul etmiyor, kaosa evimizde de kucak açmıyoruz diyen Hughes ekliyor: N’Pek çok müşterimin yaşamına kaosu davet etmesine, bize öğretilen ve dayatılan kurallarıyıkmasına ve orijinal fikirleriniz hayata geçirebilmesine yardımcı oldum. Bu özgürlüğün daha da geniş kitlelere yayılması için çalışıyorum.

punk_shui_2

Bu bakış açısı size yakın geldiyse ilk adım şu olmalı: Düeninizi gözden geçirin. Tekrarları bulun ve imha edin. Parçalayın, kırın, dağıtın ve bunların getirdiği özgürlük hazzını iliklerinize kadar hissedin. Bırakın hayal gücünüz serbestçe dolaşsın. Hatta yaratıcılığınızı taçlandırın, etraftaki parçalardan bir heykel vücuda getirin, salonunuzun baş köşesine yerleştirin.

Böyle bir girişimin evini harabeye çevireceğini düşünenler için söyleyelim; Punk Shui felsefesi, ortalığı darmaduman etmekten ibaret değil. Asıl amaç, yaratıcılığı ortaya çıkarmak. Yaygın kuralların, ünlü markaların kölesi olarak aynılaşmaktan, sıradanlaşmaktan, kopya hayatları yaşamaktan kurtulmanın yolu, yaşadığımız ortamı tepetaklak ederek kaosun bize açacağı yeni ufukları keşfetmek. Özgüven sağlaması da cabası.

Oda oda Punk Shui

 Yatak odalarınızda ayna yoksa, bu Feng Shui’dir, kırık bir ayna mevcytsa Punk Shui…Duvara dayanmış yata başı Feng Shui’nin marifetidir,ortadan ikiye ayrılan yatak Punk Shui’nin…Evde bambu, palmiye,lavanta gibi pozitif yaşam enerjisini harekete geçiren bitkiler yetişiyorsa bu Feng Shui’dir, kaktüs varsa Punk Shui, çünkü dikenler kaosu besler. Bal dök yala düzen abidesi mutfağınız Feng Shui’ye hizmet eder, ters çevrilşmiş masa ile dekore edilmiş dağınık mutfağınız Punk Shui’ye… Hiç mi ortak noktası yok bu benzer iki akımın? Var.. İkisi de diyor ki; aşk hayatınız boş bir kuyuysa peluş oyuncaklarla doldurmaya çalışmayın. Atın gitsin.