FENG SHUİ FELSEFESİNE GÖRE EV DÜZENLEMESİ

İlham Al

Pandemi döneminde evlerde geçirdiğimiz süre ve bu süre boyunca yaşadığımız içsel yolculuk yaşam alanlarımıza bakış açımızı değiştirdi. Evlerimizi artık sadece belirli amaçlara hizmet eden bölümler ve düzenlemelerden ibaret algılamıyoruz.

Yaşam alanımızla aramızdaki ilişkiyi birlikte soluk alıp veren iki organizma olarak düşünmek dünyaya ve hayata da farklı bir gözle bakmamızı sağlıyor. Dekorasyon trendlerindeki uyum ve denge arayışı, doğal ışık ve malzemelerin yükselişi bu yeni bakış açısının yansımaları arasında sayılabilir.

Bu arayış ve yansımalara somut bir çerçeve kazandırmak da gerekiyor. Bu amaçla başta Uzak Doğu olmak üzere çeşitli felsefi akımların ev dekorasyonuna etkileri gün geçtikçe kuvvetleniyor.

Doğadaki yaşam enerjisini mekânlarda etkin hale getirmeye yönelik eski bir Çin öğretisi olan Feng Shui de bu akımların en önde gelenlerinden.

Feng Shui felsefesine dair temel bilgileri ve bu bilgileri ev dekorasyonunda nasıl hayata geçirebileceğinizi sizin için ele almaya çalıştık.

1-REÇETE DEĞİL BAKIŞ AÇISI

Sıkça tekrarlanan şeylerin er ya da geç manasını yitirme tehlikesi vardır. Bir süredir hakkında çok fazla şey duymaya alıştığımız Feng Shui felsefesi böylesi bir sona kurban edilmemesi gereken özel bir öğretidir.

Her şeyden evvel Feng Shui, maddelerini ‘check’ edeceğiniz bir reçete değildir. İnsana, dünyayı ve hayatı başka bir gözden görmesini sağlayacak bir bakış açısı kazandırmayı hedefler. Bu bakış açısını içselleştirdiğinizde artık mesele sadece belirli maddelerin uygulanmasından farklı bir anlam kazanır. Olaylara kendiliğinizden bu felsefeyle yaklaşarak kendi çözümlerinizi üretmeye başlarsınız.

Anlamları “rüzgâr” ve “su” olan iki kelimenin birleşiminden oluşan Feng Shui doğanın enerjisine yer verdiğimiz ölçüde hayatımızın da daha dengeli, uyumlu ve bereketli olacağını öngörür.

Feng Shui’nin dayandığı temel değer olan “Chi” her yerde bulunan ancak somut olarak görüp hissedilemeyen yaşamsal enerjidir. Feng Shui’ye göre yapılacak olan düzenlemeler bu enerjiyi belirli bir mekâna odaklama amacını taşır. Bu sayede oluşacak olan denge ve uyum, aynı zamanda sağlık, başarı ve mutluluğu da beraberinde getirecektir.

Temelde bir inanç sistemi sayılamayacağı için siz de kendi stiliniz ve zevklerinizi yaşamaya devam ederek bu denge ve uyumu evinizde hâkim kılabilirsiniz.

2-ENERJİ AKIŞINI ENGELLEMEYİN

 

Feng Shui öğretisinin hayatımızda yer verdiğimiz şeylere ya da evimizdeki eşyalara yaklaşımı sıradan bir minimalizm değildir. Fazlalıkları ya da gereksiz olanları yaşamsal enerjiye dair bakış açısıyla değerlendirir.

Bu fazlalıklardan arınmak yaşam alanlarımızdaki enerjinin dolaşımını daha sağlıklı kılar. Huzurlu bir ortam için yaşam enerjisinin akışını engelleyerek aklımızı karıştıran türde bir dağınıklıktan kurtulmamız gerekir.

Bu amaçla artık kullanmadığımız, ihtiyaç duymadığımız, kırık, bozuk, eski şeyleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Böylece sade, temiz ve düzenli bir ev, zihnimizi de berraklaştıracaktır.

Böylesi bir berraklık eşyalar üzerinden sembolize edilse de düşünsel, duygusal ve ruhsal açılardan da hayatımızda gereksiz yer kaplayan eskiyi terk ederek sağlıklı bir yenilenme sağlamamızın yolunu açacaktır.

3-SADECE MEKÂNI DEĞİL RUHUNUZU AYDINLATIN

Enerjinin akışını belirleyen en önemli unsurlardan biri de ışığın yaşam alanlarımızdaki hareketidir. Bu hareketin en sağlıklı ve verimli kaynağı ise doğal ışıktır.

Doğal ışığı hayatımıza taşıyan pencereleri kalın ve koyu renkli perdelerle kapatmamalıyız. Pencereler ışığın aynı zamanda hava ile kombinasyonu anlamına geldiği için enerjiyi artırıp günlük tazelenmemizde de önemli bir rol oynar. Bu yüzden camları her zaman temiz, ortamı havadar tutmalıyız.

Camlar gibi temiz tutulması gereken aynalar da ışığın hareketinde belirleyicidir. Ayna, yalın gerçeği yansıtma özelliğiyle Feng Shui öğretisinde bilgeliği ve netliği simgeler. Bu yüzden iki aynayı karşılıklı yerleştirip bu bilgeliğin ve pozitif enerjinin aralarında sıkışarak eve yayılmasını engellemekten kaçınmalıyız.

Işık ve ayna güçlü unsurlar oldukları için sakinlik gerektiren yatak odalarında yorucu olabilirler.

Işığın hareketini ve bu sayede enerjinin akışını destekleyen diğer faktörler doğal renklere boyanmış duvarlar, genel aydınlatma sonucu karanlıkta kalan köşelerde yakılan ayaklı lambalar ya da mumlardır. Ateş elementini temsil eden mumlar son derece mütevazı olsalar da ambiyansa coşku ve heyecan katarlar.

4-HER GÖRÜŞTE AŞK

Evlerimizin girişinde geçirdiğimiz süre o kadar azdır ki neredeyse hiçbirimiz onu yaşam alanımızın bir parçası olarak dahi görmeyiz. Oysa bir hol evdeki hayatın başladığı yerdir ve bu yüzden enerjinin dolaşımında sandığımızdan çok daha önemlidir.

Bunu şöyle de düşünebilirsiniz. Bütün bir ömrü sevdiğiniz kişiyle geçirseniz bile onu ilk gördüğünüz anı asla unutmayacaksınız. İşte kapıdan içeri attığımız ilk adım her seferinde ilk görüşte aşk gibi olmalı, her girişte âşık olmalıyız.

Bu yüzden evlerimizin girişleri hem huzur verici hem de davetkâr olmalıdır. Sizi her gününüzü farklı kılacak bir enerjiyle karşılamalıdır. Bunun için hollerde sadece fonksiyonel bir düzenleme yeterli değildir. İçeri girdiğiniz anda size kendinizi iyi hissettirecek, hatta kişisel olarak tılsımlı olduğuna inandığınız objelere yer verilmelidir.

Evinizin girişinin aynı zamanda konuk ettiğiniz sevdiklerinizi karşıladığınız ve uğurladığınız yerler olduğunu da unutmayın. Bu açıdan da bir hol genelde bir parçası olarak görülmediği evin aslında en özel kısımlarından biridir.

5-MERKEZİ HEM SADE HEM DE CANLI TUTUN

Yaşamsal enerjinin sağlıklı dolaşımı az ve sade eşyalardan geçer. Evdeki aktif vaktimizin büyük bölümünün geçtiği salon gibi merkezi alanlar bunu gözeterek düzenlenmelidir.

Bu sadeliğin yansıması gereken en temel unsurlardan biri olan mobilyalarda keskin ve sivri değil, yuvarlak ve yumuşak hatlar tercih edilmelidir. Ayrıca ortamı kaplayan büyük mobilyalar ve karmaşık düzenlemeler de bu sadeliği olumsuz etkilerler.

Merkezi yaşam alanının düzenlenmesinde eşyaların kapıyı görecek bir şekilde konumlandırılması önemlidir. Böylece insanın kendisini savunmasız hissetmeyeceği bir güven duygusu sağlanacaktır.

Raflar tamamen doldurulmamalı ve eşyalarla duvar arasına hava, doğal olarak da enerji akışını sağlayacak boşluklar bırakılmalıdır.

Perdeler doğal ışığın eve girişini engellemeyecek renkte ve uygun kumaştan dikilmiş olmalıdır. Ortamın Feng Shui öğretisine göre boyanmış doğal renkleri de doğal ışıkla bir bütün olarak düşünülmelidir.

Yeşil yuvarlak yapraklı ev bitkileri ve çiçekler sadece dekoratif unsurlar değil kendi formlarında soluk alıp veren canlılar oldukları için yaşamsal enerjinin doğal taşıyıcısıdırlar. Somut olarak fark edemesek de su ve havayla kurdukları ilişkiyle bu enerjiyi bize yansıtırlar.

Bu açıdan bakıldığında Feng Shui’ye göre kurutulmuş çiçekler canlı olmadıkları için negatif enerji taşıdıklarından evlerde yer almamalıdırlar.

6-ENERJİNİN BEREKETİ, BEREKETİN ENERJİSİ

Mutfaklar evlerde yaşam enerjisi ile bereketin birbirini beslediği yerlerdir. Pek farkında olunmasa da hayatınıza bakış açınızı en iyi yansıtan ve genelde bir aileyi gerçek aile yapan yaşam alanlarıdır.

Bu açıdan bakıldığında mutluluğun da somut bir hale büründüğü mutfakların Feng Shui felsefesine göre asla karanlıkta bırakılmaması gerekir. Mekânın yaşam enerjisini yükseltecek olan bu aydınlık, ışıklandırmayla olduğu kadar geniş, ferah ve kullanım kolaylığı içeren düzenlemelerle sağlanır. Enerji akışını engelleyen bir dağınıklığın ve gereksiz fazlalıkların ortadan kaldırılmasıyla desteklenir.

Mutfaktaki bolluk ve bereketin yansıtılması ürünlerin her yere yığılması demek değildir. Daha sade bir yaklaşımla tezgâh, masa ya da mutfak adasının üzerindeki bir kâse meyve ya da kuru yemiş, cam kavanozlarda bakliyat ya da turşu hem yaşam enerjisinin akışını artırır hem de dekoratif bir unsur olarak ortama farklı bir derinlik katar.

Mutfakta kontrast renkler yerine uyumlu, evin bu en sosyal alanını ferahlatacak aydınlık tonların kullanılması daha doğrudur. Merkezde bulunması gereken yemek ünitesinin yakınındaki bir ayna yine bereket ile enerjinin birbirlerini beslemesini sağlar.

Mutfaklar su ve ateş gibi birbirleriyle çok yakın olmaması gereken elementleri içeren alanlardır. Bu elementleri temsil eden unsurların ona göre konumlandırılmasında fayda vardır. Ocak ile lavabo, buzdolabı ile fırın ya da fırın ile lavabo birbirlerine uzak bir şekilde yerleştirilemiyorsa aralarına konulacak başka bir öge ile bağlantıları kesilebilir.

7-KENDİNİZİ HUZUR VE GÜVENLE YENİDEN ÜRETİN

Yatak odası Feng Shui öğretisine göre yaşamsal enerjinin sürekli kılınması konusunda özel bir öneme sahip. Tüm ayrıntılar bu önemi gözeterek belirleniyor. Zira gündüzün sırrı gecede saklı.

Öncelikle yatak odasını sadece kendinize ve sevdiğinize vakit ayıracağınız bir alan olarak düşünmelisiniz. Bu konsantrasyonu bozacak hiçbir şeye yer vermemelisiniz.

Başta televizyon olmak üzere tüm elektronik cihazlar odak noktası olacakları için enerjiyi de kendi üzerlerine toplayacaklardır. Ayna dikkat dağıtıcı, saat ise huzur yerine telaşı çağıran unsurlardır.

Fazla eşya barındırmayan, hatta yatak ve komodin dışında bir şeyin olmadığı küçük yatak odaları huzur ve güven içerisinde uyuyup yenilenmeyi sağlamak için daha etkilidir. Ancak bu tarz bir düzenleme, giysi dolabı ya da makyaj masası gibi unsurları başka bir odada konumlandırmanızı gerektirir.

Eviniz buna uygun değilse ya da yatak odanız fazla genişse bu unsurları yataktan görünmeyecek şekilde yerleştirebilir ya da oda içerisinde paravanlar kullanabilirsiniz.

Dinlendirici ve sakinleştirici renk tonlarının kullanılması gereken yatak odalarının aydınlatması da yaşamsal enerjinin yeniden üretimine uygun olmalıdır. Bu açıdan ışığın mümkün olduğunca az ya da şiddeti ayarlanabilir olmasında fayda vardır. Perdeler de içeri ışık sızdırmamalıdır.

8-YAŞAMSAL ENERJİNİZİ KAYBETMEYİN

Banyo ve tuvaletler, Feng Shui öğretisine göre var olmayan, yani kayıp alanlar olarak görülürler. Çünkü her ne kadar burada bir arınma sağlanıyorsa da kirli suyu barındırmaktadırlar.

Bu yüzden evin girişinden görülmemeli ve yaşam alanlarıyla mümkün olduğunca az bağlantılı olmalıdırlar.

Bu bağlantıyı kesmenin en etkili yollarından biri de banyo ve tuvalet kapılarıyla klozet kapağının sürekli olarak kapalı tutulmasıdır. Böylece yaşamsal enerji kaybı engellenmiş olur.

Banyoların temiz, sade ve düzenli olması ya da kontrolsüz su akışına izin verilmemesi yine bu kaybın giderilmesi için önemlidir.

 

Feng Shui binlerce yıllık derinlikli bir öğreti. Bambaşka bir çağın yaşam tecrübeleriyle oluşturulmuş olsa bile günümüzü de aydınlatmaya devam ediyor. Hatta bugünün keşmekeşinde belki de hayatımızda çok daha fazla karşılık bulması gerekiyor. Elbette bu karşılık temel bazı dekorasyon önermelerinden ibaret değil. Yönlerden sembollere, evinizin yaşam enerjisi haritasından elementlere dek kaynağını Feng Shui felsefesinden alan pek çok unsur ve yaklaşım var. Bu unsur ve yaklaşımları da işleyeceğimiz başka yazılarımızda buluşmak üzere yaşamsal enerjinizin hep yüksek olması dileğiyle…